Türkiye'de Su Kaynaklı Aeromonas spp. İzolatlarında Saptanan İlk QnrS Gen Pozitifliği
Detection of the First QnrS Gene Positivity in Aquatic Aeromonas spp. Isolates in Turkey
Ertan Emek ONUK1, Yeliz TANRIVERDİ ÇAYCI2, Ahmet Yılmaz ÇOBAN3, Alper ÇİFTCİ4, Behire Işıl DİDİNEN5,
Soner ALTUN6, Mehtap SÖĞÜT ÜNLÜ7, Aydın DEVECİ8
1 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi, Su Ürünleri Hastalıkları Anabilim Dalı, Samsun.
1 Ondokuz Mayis University Faculty of Veterinary Medicine, Department of Aquatic Animal Diseases, Samsun, Turkey.
2 Ankara Meslek Hastalıkları Hastanesi, Mikrobiyoloji Laboratuvarı, Ankara.
2 Ankara Occupational Diseases Hospital, Microbiology Laboratory, Ankara, Turkey.
3 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Samsun.
3 Ondokuz Mayis University Faculty of Medicine, Department of Medical Microbiology, Samsun, Turkey.
4 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi, Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Samsun.
4 Ondokuz Mayis University Faculty of Veterinary Medicine, Department of Microbiology, Samsun, Turkey.
5 Süleyman Demirel Üniversitesi Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi, Isparta.
5 Suleyman Demirel University Egirdir Fisheries Faculty, Isparta, Turkey.
6 Uludağ Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi, Su Ürünleri Hastalıkları Anabilim Dalı, Bursa.
6 Uludag University Faculty of Veterinary Medicine, Department of Aquatic Animal Diseases, Bursa, Turkey.
7 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu, Samsun.
7 Ondokuz Mayis University High School of Health, Samsun, Turkey.
8 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Samsun.
8 Ondokuz Mayis University Faculty of Medicine, Department of Infectious Diseases and Clinical Microbiology,
Samsun, Turkey.
ÖZ
Sularda yaygın olarak bulunan Aeromonas türleri, gram-negatif, oksidaz pozitif, fakültatif anaerop bakteriler olup, A.hydrophila, A.sobria ve A.bestiarum türleri hem insanlarda hem de soğukkanlı hayvanlarda ciddi enfeksiyonlara neden olmaktadır. Tıp ve veterinerlik alanında yaygın olarak kullanılan kinolonların çevresel ortamlarda değişmeden kalabilme özelliği, dirençli mutantların seçiminde önemli rol oynamaktadır. Plazmid aracılı direnç, kinolonlara karşı direncin gelişiminde etkin olan mekanizmalardan biri olup, qnr, qepA, aac(6')-Ib-cr ve oqxAB genleri direnç determinantları olarak tanımlanmıştır. Birçok farklı qnr determinantının, başta Enterobacteriaceae ailesi olmak üzere çeşitli bakterilerde saptanması, bu yapıların doğada bulunabileceğini vurgulamaktadır. Yakın zamanda sudan izole edilmiş Aeromonas spp. izolatlarında plazmid aracılı kinolon direnci tespit edilmiştir. Bu çalışmanın amacı, ülkemizde su kaynaklı Aeromonas suşlarında qnr gen varlığının araştırılmasıdır. Çalışmaya, Türkiye'nin üç farklı coğrafi bölgesindeki (Ege, Akdeniz ve Karadeniz) balık ve sulardan izole edilmiş toplam 45 Aeromonas spp. izolatı dahil edilmiştir. İzolatların tür düzeyinde tanımlanması 16S rDNA-RFLP (Restriction fragment length polymorphism) ve multipleks polimeraz zincir reaksiyonu (M-PCR) ile yapılmış ve 20 suş A.sobria, 10 suş A.hydrophilia, 9 suş A.salmonicida, dört suş A.bestiarum ve iki suş A.veronii olarak tanımlanmıştır. Plazmid aracılı kinolon direnç genlerinden qnrA, qnrB, qnrC ve qnrS genlerinin varlığı M-PCR ile araştırılmış; qnr pozitif olarak saptanan dokuz izolata dizi analizi uygulanmıştır. Dizi analizi sonucuna göre, altı A.sobria, iki A.bestiarum ve bir A.hydrophila izolatında (9/45; %20) qnr varlığı tespit edilmiş; bu gen GenBank veri tabanı ile karşılaştırıldığında qnrS2 olarak tanımlanmıştır. Tüm qnrS2 pozitif Aeromonas izolatları siprofloksasine duyarlı olarak saptanırken, beş izolat nalidik aside dirençli bulunmuştur. Bu çalışma, ülkemizde su kaynaklı Aeromonas türlerinde plazmid aracılı kinolon direncinin araştırıldığı ve qnrS2 varlığının tespit edildiği ilk çalışma olma özelliğini taşımaktadır. Sonuç olarak, su kaynaklı mikroorganizmalardaki farklı direnç genlerinin diğer bakterilere ve klinik izolatlara aktarılmasının, enfeksiyonların tedavisinde potansiyel bir risk oluşturacağı düşünülmüştür.
Anahtar sözcükler: Aeromonas türleri; plazmid aracılı kinolon direnci; qnr; su; Türkiye.
ABSTRACT
Aeromonas spp. are oxidase positive, gram-negative, facultative anaerobic bacilli that are widely distributed in aquatic environments. A.hydrophila, A.sobria and A.bestiarum may cause severe infections in both human and cold-blooded animals. Environmental persistance of quinolones that are widely used in both human and veterinary medicine plays an important role in the selection of resistant mutants. Plasmid-mediated resistance is one of the main mechanisms involved in quinolone resistance, and qnr, qepA, aac(6')-Ib-cr, oqxAB genes are identified as resistance determinants. Determination of various types of qnr gene in different bacteria mainly in Enterobacteriaceae, suggests that they are widely distributed in nature. Recently, plasmid-mediated quinolone resistance was defined among Aeromonas species isolated from water. The aim of this study was to investigate the presence of qnr genes among aquatic Aeromonas spp. in Turkey. A total of 45 Aeromonas strains isolated from water and fishes collected from three different geographical regions (Aegean, Mediterranean and Blacksea) in Turkey, were included in the study. The isolates were identified at species level by the use of 16S rDNA-RFLP (Restriction fragment length polymorphism) analysis and multiplex polymerase chain reaction (M-PCR). Among the isolates, 20 were identified as A.sobria, 10 as A.hydrophila, nine as A.salmonicida, four as A.bestiarum and two as A.veronii. The plasmid-mediated quinolone resistance determinants, qnrA, qnrB, qnrC and qnrS genes, were investigated by M-PCR, and sequence analysis was performed for nine qnr-positive isolates. According to the sequence analysis of the genes, qnr genes were characterized in six A.sobria, in two A.bestiarum and in one A.hydrophila isolate (9/45; 20%). When the sequence was compared with GenBank database, this gene was found as qnrS2. All qnrS-positive Aeromonas spp. isolates were ciprofloxacin-susceptible, while five of them were resistant to nalidixic acid. This study is the first research about the plasmid-mediated quinolone resistance and the presence of qnrS2 genes among Aeromonas spp. isolated from fishes and water in Turkey. In conclusion, various resistance genes of aquatic bacteria may constitute a potential risk for the transmission of those genes to other bacteria as well as clinical isolates.
Keywords: Aeromonas species; plasmid-mediated quinolone resistance; qnr; water; Turkey.
Geliş Tarihi (Received): 20.08.2014 • Kabul Ediliş Tarihi (Accepted): 30.12.2014
GİRİŞ
Sularda yaygın olarak bulunan Aeromonas türleri, gram-negatif, oksidaz pozitif, fakültatif anaerop bakterilerdir. Aeromonas spp. hem insanlarda hem de soğukkanlı hayvanlarda önemli enfeksiyonlara neden olmaktadır1. Geniş bir konak seçiciliğine sahip olan A.salmonicida türü, özellikle salmonid kültür balıkları için önemli patojenler arasındadır ve ciddi ekonomik zararlara neden olur. A.hydrophila, A.sobria ve A.bestiarum gibi mezofilik türler ise birçok farklı balık türünde enfeksiyonlara neden olabilmektedir2,3,4. Aeromonas spp. ayrıca insanlarda septisemi, yara enfeksiyonları, menenjit, peritonit gibi birçok enfeksiyondan sorumlu olup, A.veronii, A.caviae, A.trota ve A.hydrophila gibi bazı türler enterotoksinleri sayesinde gastrointestinal şikayetlere yol açmaktadır5,6.
Son yıllarda, antibakteriyel direncin tüm dünyada giderek yaygınlaşması enfeksiyonların tedavisinde sıkıntı yaratmaktadır. Geniş antibakteriyel spektruma sahip olan kinolonlar, birçok enfeksiyonun tedavisinde kullanımlarının yanı sıra veterinerlikte de yaygın olarak kullanılmaktadır. Kinolonların dış çevrede değişmeden kalabilme özelliği, dirençli mutantların seçiminde etkili olabilir7,8. Kinolonların bakterisidal etkisi, DNA giraz ve topoizomeraz IV enzimlerini etkileyerek DNA sentezinin inhibisyonu ile olmaktadır. Bakteride DNA giraz (gyrA ve gyrB) ve topoizomeraz IV (parC ve parE) genlerinde meydana gelen spontan mutasyonlar ve dışa-atım pompa sistemlerinin hiperaktivasyonu, kinolonlara karşı dirençten sorumlu mekanizmalar arasındadır. Son yıllarda ise plazmid aracılı qnr, qepA, oqxAB ve aac(6')-Ib-cr genlerinin de kinolon direncinde rol oynadığı gösterilmiştir9. Plazmid aracılı kinolon direnci ilk olarak 1998 yılında Klebsiella pneumoniae izolatında tanımlanmıştır10. Plazmidle aktarıldığı saptanan ve kinolon direncine neden olan bu gen bölgesi “qnr” olarak isimlendirilmiş; bu gen daha sonra qnrA olarak adlandırılmış ve sonrasında qnrB, qnrS, qnrC ve qnrD genleri de tanımlanmıştır6,11.Qnr genleri tarafından kodlanan proteinler DNA giraz ve topoizomeraz IV yapılarına bağlanarak onları kinolonların etkisinden koruyarak etki gösterir9. Birçok farklı qnr geninin zaman içinde tanımlanması bu yapıların doğada bulunabileceklerini düşündürmüştür. Bazı qnrA geni varyantları (qnrA3-qnrA5) Shewanella algae kromozomunda gösterilmiş; Seine (Paris, Fransa) nehrinden izole edilmiş olan Aeromonas punctata subsp. punctata ve A.media suşlarında ise qnrS2 geni saptanmıştır12,13. Bu veriler, kinolon direnci ile ilişkili olan qnr determinantlarının sulardaki mikroorganizmaların kromozomlarında bulunduğunu göstermektedir. Bu çalışmanın amacı, ülkemizdeki su ve balıklardan izole edilmiş olan Aeromonas spp. izolatlarında qnr genlerinin varlığını araştırmaktır.
GEREÇ ve YÖNTEM
Bakteriyel İzolatlar
Çalışmaya, Türkiye'deki üç farklı coğrafi bölgedeki (Ege, Akdeniz, Karadeniz) su ve balıklardan izole edilen 45 Aeromonas spp. izolatı dahil edildi. Tüm suşlar %1 NaCl içeren triptik soy agarda 25 ± 1°C'de üretildi ve çalışılıncaya kadar %15 gliserol içeren triptik soy buyyon içinde -70°C'de saklandı.
Polimeraz Zincir Reaksiyonu (PCR) ile Cins Düzeyinde Tanımlama
İzolatlardan DNA ekstraksiyonu, spin kolon yöntemi ile ticari kit (DNeasy Tissue Kit, Qiagen, ABD) kullanılarak üretici firma önerileri doğrultusunda yapıldı. Elde edilen genomik DNA'lar çalışılıncaya kadar -20°C'de saklandı.
DNA amplifikasyonu, Chacon ve arkadaşlarının14 tanımladığı yönteme göre yapıldı. PCR karışımı; 1x PCR tamponu, 1.8 mM MgCl, 0.3 mM dNTP, 1 μM GCAT primerleri, 2.5 U Taq polimeraz ve 5 μl DNA olacak şekilde toplam 25 μl hacimde hazırlandı. Amplifikasyon; 95°C'de 3 dk başlangıç denatürasyonu; 35 döngü (denatürasyon 94°C'de 1 dk, bağlanma 65°C'de 1 dk ve uzama 72°C'de 1 dk) olacak şekilde gerçekleştirildi. PCR ürünlerinin beklenen büyüklüğü ve çalışmada kullanılan primerler Tablo I'de gösterildi. PCR yönteminde kontrol olarak qnr pozitif olarak tanımlanmış suşlar kullanıldı.
16S rDNA-RFLP (Restriction Fragment Length Polymorphism) Analizi
Aeromonas olarak ön tanımlaması yapılan suşların, PCR ile amplifikasyonu yapılan 16S rDNA genlerinin restriksiyon analizi ile kesin tanımlaması yapıldı. 16S rDNA segment amplifikasyonu ve endonükleaz kesimi Borell ve arkadaşları15 tarafından tarif edilen protokole göre çalışıldı. Amplifikasyonu yapılmış olan 16S rDNA genleri iki endonükleaz enzimi (AluI ve MboI) ile aynı anda kesildi. Ancak A.salmonicida, A.bestiarum, A.encheleia, Aeromonas sp.HG11 ve A.popoffii bu iki enzimle ortak RFLP profili gösterdiğinden, A.salmonicida ve A.bestiarum suşlarının ayrımını yapabilmek için ek olarak EheI (NarI) enzimi de kullanıldı.
A.salmonicida ve A.bestiarum arasındaki ayrım için hydrolipase ve gyrB-veronii genlerini hedef alan primerler kullanılarak ve daha önceki çalışmalarda belirtilmiş yöntemlerde bazı değişiklikler yapılarak multipleks-PCR (M-PCR) yöntemi uygulandı16. gyrB-veronii geni hem A.salmonicida hem de A.bestiarum için negatifken, hydrolipase geni sadece A.bestiarum için pozitiftir. M-PCR için reaksiyon karışımı; 5 µl DNA, 1x PCR tamponu, 2.5 mM MgCl2, 1 µM her bir primer çiftinden, 200 µM dNTP ve 1 U Taq polimeraz içerek şekilde ve dietilpirokarbonat (DEPC) ile muamele edilmiş steril distile su eklenerek 25 µl'ye tamamlandı. DNA amplifikasyonu; 94°C'de 5 dk başlangıç denatürasyonu; 40 döngü (94°C'de 1 dk, 62°C'de 1dk ve 72°C'de 90 sn) ve 72°C'de 10 dk son uzama olacak şekilde gerçekleştirildi. Ayrıca A.salmonicida için primer çiftleri (Fer3/Fer4) kullanılarak, özgül PCR ile Beaz-Hidalgo ve arkadaşları17 tarafından tanımlanan şekilde genetik doğrulama yapıldı.
Qnr Genlerinin M-PCR ile Belirlenmesi
Tüm suşlar qnr genleri için qnrAF/qnrAR, qnrBF/qnrBR2, qnrCF/qnrCR ve qnrSmF/qnrSmR primerleri kullanılarak, Kim ve arkadaşları18 tarafından tanımlanan şekilde M-PCR ile çalışıldı (Tablo I). Bu yöntemde PCR karışımı 50 μl olacak şekilde; DEPC ile muamele edilmiş su, 1x PCR tampon, 1 mM MgCl2, 0.2 mM dNTP, 3 U Taq polimeraz, 1 µM her bir primerden ve 3 µl DNA eklenerek hazırlandı. Amplifikasyon programı; 95°C'de 1 dk başlangıç denatürasyonu, 35 döngü amplifikasyon (95°C'de 1 dk, 60°C'de 1 dk ve 72°C'de 1 dk) ve 72°C'de 10 dk son uzama olacak şekilde uygulandı. M-PCR ile qnr geni tespit edilen suşlara tek primer kullanılarak tekrar PCR işlemi uygulandı.
Qnr Gen Bölgelerinin Dizilenmesi
M-PCR sonucu QnrS pozitif olduğu saptanan izolatların PCR ürünleri saflaştırılarak qnrSmF primeri ile tek yönlü dizi analizi yapıldı. Dizi analizi sonuçları Basic Local Alignment Search Tool (BLAST) kullanılarak Gen Bankası ile karşılaştırıldı.
Antibiyotik Duyarlılık Testi
İzolatların antibiyotik duyarlılıkları CLSI önerileri doğrultusunda Kirby-Bauer disk difüzyon yöntemi ile araştırıldı19. Qnr pozitif izolatların MİK değerlerinin belirlenmesinde E-test (M.I.C. Evaluator, Oxoid, İngiltere) yöntemi kullanıldı.
BULGULAR
Çalışmamızda, 16S rDNA-RFLP analizi sonucunda 45 izolatın 10'u A.hydrophila, 20'si A.sobria, 2'si A.veronii ve 13'ü A.salmonicida/A.bestiarum olarak tanımlanmıştır. Yapılan ileri tanımlamada, A.salmonicida/A.bestiarum izolatlarının 4'ünde hydrolipase geni tespit edilerek bu suşlar A.bestiarum olarak tanımlanmış; geri kalan 9 izolatta hydrolipase ve gyrB-veronii genleri tespit edilmemiş, bu izolatlarda A.salmonicida için özgül olan fstA (ferric siderophore receptor) geni saptanmıştır (Tablo II).
Karadeniz bölgesinden izole edilen suşların 8'inde ve Akdeniz bölgesinden izole edilen suşların 1'inde qnrS gen bölgesi saptanmış, Ege bölgesi izolatlarında qnr gen bölgesi tespit edilmemiştir (Tablo II). Yapılan dizi analizi sonucunda izolatlara ait elde edilen kısmi qnrS dizilerin GenBank'a daha önceden kayıt edilen qnrS2 genleri ile uyumlu olduğu saptanmış ve bu izolatlar qnrS2 pozitif olarak değerlendirilmiştir (Tablo II).
İzolatların antibiyotik duyarlılığı değerlendirildiğinde; qnr pozitif izolatların hepsi siprofloksasine duyarlı bulunmuş ve MİK değerleri Tablo II'de sunulmuştur. Nalidiksik asit duyarlılığı disk difüzyon yöntemiyle araştırılmış ve 3 izolat duyarlı, 1 izolat orta duyarlı ve 5 izolat dirençli olarak tespit edilmiştir. Üç izolatın hem siprofloksasin hem nalidiksik aside duyarlı; 5 izolatın siprofloksasine duyarlı nalidik aside dirençli; 1 izolatın ise siprofloksasine duyarlı, nalidiksik aside orta duyarlı olduğu belirlenmiştir.
TARTIŞMA
Plazmid aracılı kinolon direncinin araştırıldığı çalışmalarda, qnr determinantlarının prevalansı %0.2 ile %94 arasında değişen oranlarda verilmekte; bu geniş aralığın nedeni olarak, çalışılan suşların özelliklerinin farklı olması (geniş spektrumlu beta-laktamaz pozitif izolatlar, seftazidim veya nalidiksik aside dirençli suşlar gibi) gösterilmektedir9. Ülkemizde qnr genlerinin varlığının araştırıldığı çalışmalarda, Enterobacteriaceae ailesi üyelerinde qnrA, qnrB ve qnrS genlerinin bulunduğu bildirilmiştir20,21,22,23,24. Son yıllarda yapılan çalışmalarda da, qnr genlerinin çevresel gram-negatif bakterilerden köken aldığı gösterilmiştir12,13,25. Poirel ve arkadaşları12, 48 gram-negatif bakteri türünde gerçekleştirdikleri dizi analizinde, Shewanella algae kromozomunda qnrA varyantlarını (qnrA3-qnrA5) tanımlamışlar; bu bakterinin siprofloksasin MİK değerinin qnr geni taşımayan Shewanella putrefaciens türüne göre 4-8 kat yüksek olduğunu saptamışlardır. Bu çalışmada ayrıca deniz ve taze su kaynaklarından izole edilmiş olan Shewanella spp. izolatlarında qnrB5 ve qnrB19 genleri tespit edilmiştir12. Birçok Vibrionaceae türünün qnr tipi genleri kromozomal olarak taşıdıkları ve S.algae ile Vibrio splendidus bakterilerinin qnrA ve qnrS genleri için öncül oldukları düşünülmektedir12,25,26.
Cattior ve arkadaşları13 2006 yılında Seine nehri sularında yaptıkları araştırmada, A.punctata subsp. punctata ve A.media izolatlarında qnrS2 geni tespit etmişler; bu iki izolatın da nalidiksik asit ve florokinolonlara dirençli olduğunu bildirmişlerdir. Ancak araştırıcılar, bu iki izolattaki yüksek kinolon ve florokinolon MİK değerlerinin, tip II topoizomerazda meydana gelen mutasyonlara bağlı olduğunu belirtmişlerdir13. Yine 2008 yılında İsviçre'deki göllerden alınan örneklerde yapılan araştırmada, A.allosaccharophila izolatında qnrS2 gen varlığı saptanmış; bu izolatın kinolon ve florokinolonlara karşı azalmış duyarlılığa sahip olduğu görülmüştür27. Çalışmamızda qnrS2 determinantının, su ve balıklardan izole edilmiş olan altı A.sobria, iki A.bestiarum ve bir A.hydrophila izolatında saptanmış olması, akuatik ortamda Aeromonas türlerinin qnrS genlerinin rezervuarı olabileceğini düşündürmektedir. QnrS2 varlığı ayrıca A.veronii ve A.caviae klinik izolatlarında da bildirilmektedir28,29. Su kaplumbağası ve karideslerden izole edilmiş olan Pseudomonas fluorescens ve Pseudomonas putida izolatlarında da qnrA and qnrB genleri tespit edilmiştir30,31.
Çevrenin antibiyotikler veya diğer kirleticilerle kontamine olması, antibiyotik direnç genlerinin yayılmasına neden olmaktadır32. Bu genlerin yayılmasındaki mekanizmalardan biri de, direnç plazmidlerinin doğal çevrede birbirinden ilişkisiz bakteriler arasında aktarılmasıdır33. Bu nedenle su kaynaklı mikroorganizmalardaki farklı direnç genlerinin diğer bakterilere aktarılması ve klinik izolatlarda da saptanması kaçınılmaz olarak görülmektedir. Ülkemizde daha önce yapılan çalışmalarda, Campylobacter spp. ve P.aeruginosa gibi Enterobacteriaceae ailesi dışındaki bakterlerde qnr genleri araştırılmış, ancak tespit edilememiştir24,34,35,36. Dolayısıyla sunulan bu çalışma, ülkemizde su kaynaklı Aeromonas türlerinde qnr geninin araştırıldığı ve qnrS2 varlığının tespit edildiği ilk çalışma olma özelliğini taşımaktadır.
TEŞEKKÜR
Çalışmada kullanılan qnr pozitif suşlar Prof. George Jacoby (Lahey Clinic, Burlington, USA) ve Prof. Patrice Nordmann (Service de Bactériologie-Virologie, INSERM U914 “Emerging Resistance to Antibiotics”, Hôpital de Bicêtre, Assistance Publique/Hôpitaux de Paris, Faculté de Médecine et Université Paris-Sud, K.-Bicêtre, France) tarafından; qnrC plazmidi ise Prof. Min Gui Wang (Institute of Antibiotics, Huashan Hospital, Fudan University, Shanghai 200040, People's Republic of China) tarafından temin edilmiştir.
KAYNAKLAR
İletişim (Correspondence):
Uzm. Dr. Yeliz Tanrıverdi Çaycı,
Ankara Meslek Hastalıkları Hastanesi,
Mikrobiyoloji Laboratuvarı,
06280 Keçiören, Ankara, Türkiye.
Tel (Phone): +90 312 580 8395,
E-posta (E-mail): yeliztanriverdi@gmail.com