Şanlıurfa'da İlk�ğretim Okullarında Aktif Tarama Y�ntemiyle K�tan�z Leyşmanyaz Araştırması*
Investigation of Cutaneous Leishmaniasis by Active Screening in Primary Schools in Sanliurfa, Turkey
Nebiye YENT�R DONİ1, G�lcan G�RSES1, Reşat DİKME1, Zeynep ŞİMŞEK2, Mehmet MURATOĞLU3, Fadile YILDIZ ZEYREK4, Yavuz YEŞİLOVA5
1 Harran �niversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Y�ksekokulu, Tıbbi Laboratuvar Programı, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı,
Şanlıurfa.
1 Harran University Vocational School of Health Services, Medical Laboratory Program, Department of Medical Microbiology,
Sanliurfa, Turkey.
2 Harran �niversitesi Tıp Fak�ltesi, Halk Sağlığı Anabilim Dalı, Şanlıurfa.
2 Harran University Faculty of Medicine, Department of Public Health, Sanliurfa, Turkey.
3 T�rkiye Halk Sağlığı Kurumu, Şanlıurfa Şark �ıbanı Merkezi, Şanlıurfa.
3 Public Health Institution of Turkey, Sanliurfa Public Health Oriental Boil Center, Sanliurfa, Turkey.
4 Harran �niversitesi Tıp Fak�ltesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Şanlıurfa.
4 Harran University Faculty of Medicine, Department of Medical Microbiology, Sanliurfa, Turkey.
5 �zel Lokman Hekim Van Hastanesi, Dermatoloji Kliniği, Van.
5 Private Lokman Hekim Van Hospital, Dermatology Clinic, Van, Turkey.
*Bu �alışma, 15. Ulusal Halk Sağlığı Kongresi (2-6 Ekim 2012, Bursa)'nde s�zel bildiri olarak sunulmuştur.
�Z
K�tan�z leyşmanyaz (KL), Şanlıurfa'da endemik olarak g�r�lmektedir. Bu �alışmada, ilk�ğretime devam eden 7-15 yaş grubu �ocuklarda aktif tarama y�ntemiyle KL olgularının saptanması, demografik ve klinik �zelliklerinin belirlenmesi ama�lanmıştır. �alışma kapsamında, 2010-2012 yılları arasında Şanlıurfa il merkezindeki 123 ilk�ğretim okuluna devam eden toplam 163.464 �ocuk değerlendirilmiştir. Buna g�re, 2010 yılında 74 okuldaki 67.585; 2011 yılında 37 okuldaki 72.279; 2012 yılında ise 12 okuldaki 23.600 �ğrenci aktif olarak taranmıştır. KL ş�phesi olan �ocuklar T�rkiye Halk Sağlığı Kurumu Şanlıurfa Şark �ıbanı Tanı ve Tedavi Merkezi'ne davet edilmiş ve lezyonlarından alınan kansız, ser�z sıvıdan ikişer preparat hazırlanmıştır. Preparatlar Giemsa ile boyanmış ve Leishmania amastigotlarının varlığı araştırılmıştır. Ayrıca lezyonlar, klinik g�r�n�m�, boyutu, oluşum s�resi ve sayısına g�re değerlendirilmiştir. �alışma sonunda toplam 455 (%0.3) �ğrencide KL saptanmıştır. Olguların 2010, 2011 ve 2012 yıllarındaki insidansı sırasıyla, %0.41, %0.14 ve %0.31 olarak belirlenmiştir. KL'li �ocukların 250 (%54.9)'si kız, 205 (%45.1)'i erkek olup, yaş ortalaması 10.54 � 2.42 yıl olarak hesaplanmıştır. Bu olguların �oğunun (%64.2) 7-11 yaş grubunda, %35.8'�n�n ise 12-15 yaş grubunda olduğu izlenmiştir. KL olgularındaki lezyon sayısı 1 ile 15 arasında değişmekte olup ortalama lezyon sayısı 1.78 � 0.7'dir. Olguların %61.8'inde (281/455) bir lezyon g�r�l�rken, %19.1'inde (87/455) iki, %11.2'sinde (51/455) �� ve %7.9'unda (36/455) d�rt ve �zeri sayıda lezyon tespit edilmiştir. KL lezyonlarının en �ok y�z b�lgesinde (n= 280, %61.5) ve yanakta (133/280, %47.5) bulunduğu g�zlenmiş, bunu %27.9 (n= 127) oranı ile �st ve %8.6 (n= 39) oranı ile alt ekstremiteler izlemiştir. Lezyonların s�resi 16 ile 104 hafta arasında değişmekte olup, ortalama lezyon s�resi 13.40 � 0.47 aydır. Klinik lezyon boyutunun 3 mm ile 100 mm arasında değiştiği (ortalama lezyon boyutu 10.32 � 0.4 mm) ve en sık g�r�len lezyonların nod�ler (n= 211, %46.4) ve �lsere (n= 204, %44.8) tipte olduğu saptanmıştır. �ocukların 330'u (%72.5) akut KL (lezyon s�resi ≤ 24 ay), 125'i (%27.5) ise kronik KL (lezyon s�resi > 24 ay) olarak tanımlanmıştır. Biri akut, d�rd� kronik olmak �zere KL'li beş olguda (%1.1) rezidiv lezyonlar saptanmıştır. 2011-2012 d�neminde KL tanısı alan �ocukların akrabalarından 25'ine yeni KL tanısı konmuştur. Olguların %96'sı (437/455) topikal pentavalan antimon bileşikleriyle başarı şekilde tedavi edilmiş; lokal tedaviye yanıt vermeyen 18 (%4) �ocuğa ise sistemik tedavi uygulanmıştır. �alışmamızın bulguları, KL a�ısından yerli bulaşın devam ettiğini g�stermektedir. İlk�ğretim �ağındaki �ocukların, hastalığın endemik olduğu b�lgelerde yerli bulaşın devam etmesinden sorumlu olabileceği ve bunların hızlı tanı ve tedavisi ile yerli bulaşın �nemli oranda azaltılabileceği akıldan �ıkarılmamalıdır.
Anahtar s�zc�kler: K�tan�z leyşmanyaz; aktif tarama; ilkokul; �ğrenci.
ABSTRACT
Cutaneous leishmaniasis (CL) is endemic in Sanliurfa, a province located at southestern part of Turkey. The aims of this study were to determine CL cases among children aged 7-15 years attending primary schools and evaluate the demographical and clinical characteristics by active screening method. In our study, a total of 163.464 children attending to 123 primary schools have been evaluated in terms of CL prevalence between 2010 to 2012 period. Accordingly, 67.585, 72.279 and 23.600 students studying in 74, 37 and 12 primary schools were actively screened, respectively. Children suspected with CL were invited to the Center for Diagnosis and Treatment of Oriental Sore, Sanlıurfa Division of Turkish Public Health Institute. Two slides were prepared from bloodless, serous fluid of the skin lesions and stained with Giemsa for the microscopic examination to identify Leishmania amastigotes. The lesions were also evaluated according to their clinical manifestations, size, duration and number. In the study, 455 (%0.3) of the children were diagnosed as CL. The incidence of CL cases was 0.41%, 0.14%, and 0.31% in 2010, 2011 and 2012, respectively. Of the CL cases, 250 (54.9%) were female and 205 (45.1%) were male with a mean age of 10.54 � 2.42 years. Most of the cases (64.2%) were in 7-11 years old group, while 35.8% were in 12-15 years old group. The average number of the CL lesions was 1.78�0.7, ranging from one to fifteen. Single lesions were detected in 281 cases (61.8%), whereas double, triple and multiple lesions (≥ 4) were detected in 87 (19.1%), 51 (11.2%) and 36 (7.9%) of the CL cases, respectively. The lesions were mostly involved on face (n= 280, 61.5%) and especially cheeks (133/280, 47.5%), followed by upper (n= 127, 27.9%) and lower (n=39, 8.6%) extremities. The average duration of lesions was 13.40 � 0.47 months (range: 4-104 weeks) and the average size of lesions was 10.32 � 0.4 mm (range: 3-10 mm). Among all, mostly nodular (n= 211, 46.4%) and ulcerative (n=204, 44.8%) lesions were recorded. Of the cases 330 (72.5%) were diagnosed as acute CL (duration of lesions were ≤ 24 months), while 125 (27.5%) were chronic CL (duration of lesions were > 24 months). Leishmaniasis recidivans were identified in a total of five (1.1%) cases, of them one was acute and four was chronic CL cases. Twenty-five relatives of the children with CL were diagnosed as new CL cases in the 2011-2012 period. Most of the patients (n= 437, 96%) were successfully treated with topical pentavalent antimonials, however 18 (4%) who were unresponsive to local therapy were treated systemically. Our findings showed that local transmission is ongoing in terms of CL. It should be kept in mind that, primary school aged children might be responsible for the ongoing local transmission in endemic regions and the local transmission may be decreased with the early diagnosis and treatment of CL cases.
Keywords: Cutaneous leishmaniasis; active screening; primary school; student.
Geliş Tarihi (Received): 10.08.2016 - Kabul Ediliş Tarihi (Accepted): 10.10.2016
GİRİŞ
Leyşmanyaz, enfekte kum sineklerinin (Phlebotomus, yakarca, tatarcık) insanları ısırması sonucu bulaşan, Leishmania cinsine ait parazitlerin neden olduğu,� d�nyanın 98 �lkesinde endemik olarak g�r�len tropikal bir enfeksiyon hastalığıdır. Hastalığın klinik bulgularına g�re, viseral (VL), k�tan�z (KL) ve mukok�tan�z leyşmanyaz (MKL) olmak �zere �� genel formu mevcuttur1. KL, d�nyada geniş coğrafi dağılım g�stermektedir. D�nya Sağlık �rg�t� (DS�), KL olgularının %95'inin Amerika, Akdeniz Havzası, Orta Doğu ve Asya'da; yeni KL olgularının ise ��te ikisinden fazlasının Afganistan, Brezilya, Cezayir, Kolombiya, İran ve Suriye olmak �zere altı �lkede g�r�ld�ğ�n� bildirmektedir1. T�rkiye'de, G�neydoğu Anadolu B�lgesi ve �ukurova y�resi KL a�ısından endemik b�lgelerdir. Sağlık Bakanlığı verisine g�re; 1990-2010 yılları arasında T�rkiye'de saptanan t�m KL olgularının yarısından fazlası Şanlıurfa ilinde saptanmıştır2.� Şanlıurfa, barajlar ve sulama kanallarını i�eren G�neydoğu Anadolu Projesi (GAP)'nin ger�ekleştiği b�lgede bulunmaktadır. GAP'la beraber b�lgede ve Şanlıurfa'da ortaya �ıkan sıcaklık, iklim, nem, n�fus artışı, farklı �r�n yetiştirme gibi değişikler KL riskini artırmıştır3. Şanlıurfa'da ge�mişte KL'nin tek etkeninin Leishmania tropica olduğu bilinmekte ise de, son zamanlarda Leishmania major olguları da g�r�lmektedir4.
K�tan�z leyşmanyaz, genellikle v�cudun a�ıkta kalan b�lgelerinde (y�z, el, kol, vb) pap�ller, nod�ller, plaklar ve �lserler şeklinde oluşan ve kendiliğinden iyileştiğinde kalıcı skar bırakan bir deri hastalığıdır. Her ırk, yaş ve cinsiyetten insanın KL'ye duyarlı olduğu, ancak endemik b�lgelerde en �ok �ocukların etkilendiği bildirilmektedir3,5,6. KL'nin endemik olduğu yerlerde olguların �oğunluğunu �ocuklar oluşturmakta ve yerli bulaş kaynağı olarak �nemli rol oynamaktadır. D�nyanın bir�ok b�lgesinde pediatrik KL epidemiyolojisi ve olguların klinik �zelliklerini tanımlayan yayınlar5-11 mevcutken, T�rkiye'de az sayıda pediatrik KL olgu sunumunun12,13 dışında, �zellikle pediatrik KL epidemiyolojisini ve klinik �zelliklerini i�eren literat�r sayısı sınırlıdır14-17. Bu �alışmada, endemik b�lge olan Şanlıurfa'da ilk�ğretim okullarına devam eden 7-15 yaş grubu �ocuklarda KL sıklığının saptanması ve bu olguların demografik ve klinik �zelliklerinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Bu araştırma, T�rkiye'de ilk�ğretim �ağı dikkate alınarak �ocuklarda yapılan ilk aktif tarama �alışmasıdır.
GERE� ve Y�NTEM
Bu �alışma, Şanlıurfa Valiliği İl Sağlık M�d�rl�ğ�'n�n izni (Sayı: B.104.ISM.04.63.00.07-020/21541) ve Harran �niversitesi Tıp Fak�ltesi Etik Kurul onayı ile ger�ekleştirildi. �alışmada, 2010-2012 yılları arasında, Şanlıurfa il merkezinde hastalığın endemik olduğu mahallelerdeki 123 ilk�ğretim okuluna devam eden 163.464 �ocuk aktif tarama kapsamına alındı. Buna g�re, 2010 yılında 74 okulda 67.585; 2011 yılında 37 okulda 72.279; 2012 yılında ise 12 okulda 23.600 �ğrenci değerlendirildi. Tarama ekibinde; bir mikrobiyoloji uzmanı, bir dermatoloji uzmanı, iki hemşire ve iki sağlık memuru yer aldı. V�cutlarının herhangi bir b�lgesinde en az bir ay s�reyle, iyileşmeyen pap�l, nod�l, �lsere, rezidiv lezyonu bulunan KL ş�pheli �ocuklar belirlendikten sonra, �ğrencilerin ailelerine, �ocuklarını T�rkiye Halk Sağlığı Kurumu, Şanlıurfa Şark �ıbanı Tanı ve Tedavi Merkezi'ne getirmeleri i�in davet yazısı g�nderildi. Ailelerden �ocukların �alışmaya katılması i�in yazılı onam formu alındı. Ayrıca KL'den korunma konusunda �ğretmen ve �ğrencilere eğitimler verilerek broş�rler dağıtıldı.
Şanlıurfa Şark �ıbanı Tanı ve Tedavi Merkezi'ne gelen KL ş�phesi olan �ocukların lezyonlarından kansız, ser�z sıvı �rnekleri iki lama alındı. Preparatlar, metil alkolle tespit edildikten sonra Giemsa boyası ile boyandı ve 100X immersiyon objektifi kullanılarak mikroskopta Leishmania amastigot cisimciği formları araştırıldı. Mikroskobik bakısı Leishmania amastigotları (Şekil 1) a�ısından pozitif ve klinik olarak KL tanısı alan �ocukların yaş, cinsiyet, uygulanan tedavi şekli, lezyonların g�r�n�m� (pap�l, �lsere, nod�l, rezidiv), boyutu (mm) ve oluşum s�resine ilişkin demografik ve klinik veriler değerlendirildi.
�ocuklarda saptanan lezyonların s�resi 24 aydan az ise akut k�tan�z leyşmanyaz (AKL); 24 aydan uzun ise kronik k�tan�z leyşmanyaz (KKL); akut leyşmanyazın iyileşmesinden sonra meydana gelen skarın merkezinde ya da perifer kısmında yeni lezyonların oluşması ise rezidiv leyşmanyaz (RL) olarak tanımlandı2,18,19.
Veri girişi ve analizlerde SPSS 11.5 (SPSS Inc., ABD) istatistik programı kullanıldı. Tanımlayıcı istatistiklerden y�zde dağılımı, ortalama ve standart sapma; gruplanmış iki değişken arasındaki ilişkiyi belirlemede ise ki-kare analizi uygulandı.
BULGULAR
�alışmamızda, toplam 163.464 �ğrencinin 455'ine (%0.3) mikroskobik bakı ile KL tanısı konmuştur (Şekil 1). KL saptanan �ğrencilerin 250'si� (%54.9) kız, 205'i (%45.1) erkek olup, yaş ortalaması 10.54 � 2.42 yıldır. Bu �ocukların %64.2'si 7-11 yaş grubunda, %35.8'� 12-15 yaş grubundadır. Her yaşta olgunun g�r�lmesine karşın, en fazla olgu 10 yaş grubundadır (Şekil 2).� KL olgularının cinsiyete g�re dağılımında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır (p> 0.05) (Tablo I).
Olguların yıllara g�re g�r�lme sıklığı; 2010 yılında %0.41, 2011'de %0.14 ve 2012'de %0.31 olarak bulunmuştur. 2011 yılında KL tanısı alan �ocukların akrabalarından 9'una, 2012 yılındaki �ocukların akrabalarından ise 16'sına yeni KL tanısı konmuştur.
KL olgularındaki lezyon sayısının 1 ile 15 arasında değiştiği izlenmiş (ortalama lezyon sayısı: 1.78 � 0.7 adet); olguların %61.8'inde tek, %19.1'inde iki, %11.2'sinde �� ve %7.9'unda d�rt ve �zeri sayıda lezyon tespit edilmiştir (Tablo II). Olgularda lezyon s�resi 16 ile 104 hafta arasında değişmekte olup, ortalama lezyon s�resi 13.40 � 0.47 aydır. Klinik lezyon boyutunun ise 3 mm ile 100 mm arasında olduğu (ortalama lezyon boyutu: 10.32 � 0.4 mm) saptanmıştır. Pediatrik KL olgularının lezyon �zellikleri Tablo III'de g�r�lmektedir.
�ocukların %72.5'inde AKL, %27.5'inde KKL g�r�lm�şt�r. Bu olgulardaki KL lezyonlarının %46.4'� nod�l, %44.8'i �lsere, %7.7'si pap�l ve %1.1'i rezidiv �zelliktedir (Tablo IV). AKL'de �lsere lezyonların, KKL'de ise nod�l ve rezidiv şeklindeki lezyonların daha fazla g�r�ld�ğ� tespit edilmiştir. Tablo IV'de izlendiği gibi, lezyonların klinik g�r�n�mleri ile oluşum s�releri arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p< 0.001). KL lezyonlarının dağılımına bakıldığında; %61.5'i y�z�n �eşitli b�lgelerinde, %27.9'u �st ekstremitelerde,� %8.6'sı ise alt ekstremitelerde bulunmaktadır (Tablo V).
KL lezyonu tespit edilen olguların %96'sı (437/455) topikal pentavalan antimon bileşikleri [meglumin antimonat (Glucantime�, Sanofi-Aventis) ve sodyum stiboglukonat (Pentostam�, GlaxoSmithKline)] ile tedavi olmuştur. KKL ve RL olan, lezyon sayısı beşin �zerinde olan, g�z ve g�z �evresinde, kıkırdak doku ve eklem yerlerinde lezyonu olan, enfekte lezyonu olan ve lokal tedaviye cevap vermeyen 18 (%4) �ocuk ise, sistemik pentavalan antimon bileşikleriyle (20 mg/kg/g�n, 20 g�n) tedavi edilmiştir.
TARTIŞMA
�ocukluk �ağında g�r�len KL yerli bulaş kaynağı olması nedeniyle �nemlidir. �ocuklar KL a�ısından �ncelikli risk grubu olmasına rağmen, KL epidemiyolojisine y�nelik �alışmalar genellikle retrospektif niteliktedir2,14,15. Bu �alışmanın diğer �alışmalardan farkı, Şanlıurfa'da �� yıllık bir s�rede ilk�ğretim okullarına devam eden 163.464 �ğrencinin dahil edildiği aktif tarama �alışması olmasıdır.� Taranan toplam 163.464 �ocuktan %0.3'� klinik ve mikroskobik olarak KL tanısı almıştır. Bu bulgu, KL'li �ocukları ısırarak enfekte olan tatarcıkların belli bir ink�basyon s�resinden sonra sağlam �ocuklara KL'yi bulaştırma riskine bağlı KL d�ng�s�n�n devam etmesi a�ısından olduk�a �nemlidir. KL tanısı genellikle klinik ve epidemiyolojik olarak yapılmakla birlikte, yanlış negatiflik oranını d�ş�rmek i�in, tanı mutlaka parazitin g�sterilmesiyle desteklenmelidir20. KL kontrol�nde b�y�k �nem taşıyan erken tanı ve tedavi hizmetlerinin niteliğinin iyileştirilmesi i�in, �zellikle endemik b�lgelerde KL'nin diğer hastalıklarla (impetigo, folik�lit) karıştırılmaması ve gerek tanı gerekse tedavide gecikmeyi �nlemek amacıyla, birinci basamak sağlık �alışanlarına KL'nin klinik g�r�n�m� ve parazitin saptanmasına y�nelik s�rekli eğitim programları uygulanması gereklidir.
Bizim �alışmamızda, KL enfeksiyonu olan �ocukların yarısından �oğunun (%64.2) 7-11 yaş grubunda olduğu g�r�lm�şt�r (Şekil 2). Bu durum, bu yaş grubundaki �ocukların KL'ye karşı bağışık olmaması, oyun �ağında olmaları nedeniyle tatarcık teması olasılığının y�ksek olması veya imm�n sistemlerinin tam gelişmemiş olmasıyla a�ıklanabilir. �alışmamızın sonu�larına benzer şekilde, Şanlıurfa'da toplum genelinde retrospektif olarak ger�ekleştirilen bir �alışmada2, en �ok etkilenen grubun 6-9 yaş aralığında olduğu; 0-15 yaş grubu �ocuklarda KL'nin araştırıldığı bir �alışmada14 ise en �ok etkilenen �ocukların 6-10 yaş aralığında olduğu bildirilmiştir. Tunus'ta yapılan 16 yaş altı 106 �ocuğun dahil edildiği bir �alışmada21, en �ok etkilenen grubun 6-15 yaş grubu; İran'da 6-19 yaş arası �ocukların dahil edildiği bir �alışmada22 da KL'den en �ok etkilenen yaş grubunun 10-14 yaş grubu olduğu rapor edilmiştir. �alışma sonu�ları, araştırmanın yapıldığı �ocukların yaşlarına bağlı olarak değişim g�sterebilmektedir. İran'ın g�neydoğusunda ilkokul �ğrencilerinde "leishmaniasis recidivans" prevalansının 6-10 yaş grubunda %20.8, 11-14 yaş grubunda %17.9 olduğu saptanmıştır10. �alışmamızda elde edilen sonu�lar, bu �alışmanın sonu�larına g�re olduk�a d�ş�k bulunmuştur. Bunun nedeni, Sharifi ve arkadaşlarının10 belirttiği gibi, İran'da hastaların ağrı nedeniyle tedavi k�r�n� tamamlamamaları olabilir. Tedavi k�r�n�n tamamlanmaması, KL'ye karşı diren� gelişimine, lezyonların tekrar oluşmasına ve tedavi başarısızlığına bağlı hastalığın yayılmasına yol a�abilmektedir.
�alışmamızda, cinsiyete g�re KL olgularının dağılımı incelendiğinde, cinsiyetler arasında istatistiksel olarak bir fark bulunamamıştır (Tablo I). Yapılan diğer �alışmalarda da, cinsiyet ile KL arasında anlamlı bir ilişki olmadığına dair sonu�lar elde edilmiştir8,14,23. Buna karşın bazı �alışmalarda10,22 KL g�r�lme sıklığının, erkek �ocuklarda y�ksek olduğu; bazılarında24 ise kız �ocuklarında y�ksek olduğu belirtilmektedir. Bizim �alışmamızda, cinsiyete g�re KL dağılımında farklılığın g�r�lmemesi, b�lgede g�r�len iklim koşulları, yaşam standartları, yaşam bi�imi ve �alışma grubunun genellikle tarım topluluğu� olmasıyla a�ıklanabilir.
K�tan�z lezyonların g�r�ld�ğ� �ocuklarda, 10.32 � 0.4 mm olarak saptanan ortalama lezyon boyutu, diğer �alışmaların sonu�larıyla benzerlik g�stermektedir11,14,21. Olgularımızda tespit edilen ortalama lezyon sayısı (1.78 � 0.7), Aksoy ve arkadaşlarının14 bulgularıyla benzerlik g�sterirken,� ortalama lezyon s�resinin (13.4 � 0.47 ay), aynı �alışmanın14 sonu�larından y�ksek olduğu g�r�lm�şt�r. �alışmamızda, ilk�ğretim �ağındaki KL'li �ocukların %61.8'inde bir lezyon mevcutken, %38.2'sinde iki ve daha fazla lezyon bulunduğu izlenmiştir (Tablo II). Yapılan diğer �alışmalarda da bizim �alışmamıza benzer şekilde� iki ve �zeri lezyonu olan �ocukların oranı daha d�ş�kt�r6,14,22,25.
İlk�ğretim �ağındaki �ocuklarda tespit edilen KL lezyonlarının en fazla (%61.5) y�z b�lgesinde olduğu ve yanak, burun ve alın kısımlarında yoğunlaştığı dikkati �ekmiştir (Tablo V). Y�z b�lgesinden sonra �st ekstremiteler, lezyonların en sık g�r�ld�ğ� (%27.9) ikinci b�lge olmuştur. Diğer �alışmalarda da benzer şekilde v�cutta en �ok etkilenen b�lgenin y�z olduğu bildirilmiştir2,6,8,11,14,21,26. Bu durum �ocukların, aşırı sıcaklık nedeniyle evin dışında a�ık alanda, kol ve bacakları a�ıkta bırakan kıyafetlerle uyumaları ve b�y�k �oğunluğunun tarım iş�isi olarak aileleriyle birlikte a�ık alanlarda bulunmaları sırasında kum sineklerinin ısırıklarına maruz kalmalarıyla a�ıklanabilir. Nitekim Şanlıurfa'nın iklimi subtropikaldir; ortalama yıllık sıcaklık 19.83�C (minimum -4.3�C ile Ocak, maksimum 44.2�C ile Temmuz ayları) olup, yıllık ortalama bağıl nem %45.27 ve yağış 518.91 mm'dir27.
Olgularımızda en sık saptanan klinik lezyon tipleri, nod�ler (%46.4) ve �lser (%44.8) tarzında olup, %1.1'inde rezidiv lezyonlar g�r�lm�şt�r. Olgularda, plak ve �lsere plak/nod�l şeklinde lezyonlara rastlanmamıştır. Şanlıurfa'da pediatrik KL'nin araştırıldığı bir �alışmada da, bizim �alışmamızın sonu�larına benzer şekilde, en sık �lser ve nod�ler tipte lezyonlar g�r�lm�ş, ayrıca az oranda rezidiv lezyonlar (%2.3) tespit edilmiştir14.
Sunulan �alışmada, ilk�ğretim �ağındaki KL'li �ocukların %91.6'sının akut KL, geriye kalan %8.4'�n�n de kronik KL oldukları saptanmıştır. Akut ve kronik KL olgularının cinsiyete g�re dağılımı istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (Tablo I). Hastalığın akut d�neminde en �ok pap�l ve nod�ler lezyonların, kronik d�neminde ise rezidiv lezyonların olduğu g�r�lm�ş ve lezyonların klinik g�r�n�mleri ile oluşum s�releri arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p< 0.001) (Tablo IV).
Bu �alışmanın en �nemli sınırlılıkları, sadece 7-15 yaş grubunda okula devam eden �ocukları i�ermesi ve PCR ile t�r tayini yapılmamış olmasıdır. Ancak �alışmamız, diğer �alışmalar ile karşılaştırıldığında, ileriye d�n�k aktif tarama �alışması olması ve yeni olguların saptanmasına olanak sağlaması nedeniyle �nemlidir. Sonu� olarak bu �alışma, Şanlıurfa ilinde ilk�ğretim �ağındaki �ocuklarda, KL'nin� hala �nemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurgulamaktadır. Vekt�rle bulaşan hastalıkların kontrol�nde, olguların aktif tarama y�ntemiyle erken tanımlanması ve tedavisi �ncelikli stratejidir. Bu nedenle, ilk�ğretim �ağındaki �ocukların endemik b�lgelerde yerli KL bulaşının devam etmesinden sorumlu olabileceği akıldan �ıkarılmamalıdır. Şanlıurfa ilinde Toplum Sağlığı Merkezleri tarafından rutin okul taramalarının yapılması; �ğretmen, veli, �ğrenci ve sağlık g�revlisi işbirliği ile farkındalığı artırıcı eğitim programlarının hazırlanması ve y�r�t�lmesi, olguların erken tanı ve uygun tedavileri ile KL yayılımının �nlenmesi a�ısından �nem taşımaktadır.
TEŞEKK�R
Şanlıurfa Halk Sağlığı M�d�r� Dr. M. Yaşar Şimşek ve Şark �ıbanı Merkezi'nde �alışan g�revlilere yardımlarından dolayı teşekk�r ederiz.
KAYNAKLAR
İletişim (Correspondence):
Yrd. Do�. Dr. Nebiye Yent�r Doni,
Harran �niversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Y�ksekokulu,
Tıbbi Laboratuvar Programı,
Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı,
Yenişehir Kamp�s�, 63050 Şanlıurfa, T�rkiye.
Tel (Phone): +90 414 318 3212,
E-posta (E-mail): n_doni@hotmail.com